Blog yazmak bir tür teşhircilik gibi gelmişti hep bana. Pek de müsamaha göstermeyeceğim türden bir psikolojik altyapısı olduğunu düşünürdüm. Şimdi benim de blogum oldu. Sanırım önümde üç yol var; ya fikrimi değiştirip kendini affetmenin garip hazzını yaşayacağım, ya yazmaktan vazgeçip ilk fırsatta bu blogu kapatacağım ya da bu çelişkinin devam etmesine izin verip, hem ağlayıp hem de gideceğim. Karar verdiğimde detayını belki ( %66 nin %50 si = %33 ihtimalle ) yazarım burda…
Kim gelir de okur hiç bir fikrim yok ama olur da birgün birisi gelir yazdığım herhangi şeyi okursa ve ben bunu yorum, istatistik vs. bir yolla anlarsam, o gün hissettiğim şey yazmakla ilgili fikrimi belirleyecek sanırım. Bugüne kadar birşeyler karaladım canım sıkıldıkça, ama hep kimsenin okumayacağı varsayımı ile yaptım. Çoğunu da yazmam bittiğinde sildim ya da yırttım attım zaten.
Elhasıl, ilk okuyucuma söylüyorum, yazın hayatımı [ =) ] doğmadan öldürme şansı da var, büyük bir blog yazarı olma yolumu açma [ =P ] şansı da… Bakalım nolcak, hadi hayırlısı…