Ertuğrul Özkök bugünkü yazısında Hakkari de verdiğimiz şehitler karşısında ne kadar kendinden geçtiğini, nasıl sinirlendiğini, sakinleşmeden hiçbir televizyona falan açıklama yapmadığını anlatmış. Oysa biz millet olarak tanırız kendisini, ne kadar sakin bir oyun kurucu olduğunu gayet iyi biliriz. O yüzden şaşırdım biraz…
Kuzey Irak – Ertuğrul Özkök (22 Ekim 2007)
Ekim 22, 2007 · Yorum Yapın
→ yorum bırakKategoriler: Nolcak bu memleketin hali!!!
Etiketlendi: Amiral Gemisi, Ertuğrul Özkök, Kuzey Irak, Terör
Kuzey Irak ve sınırötesi hakkında konuşulanlar hakkında… (21 Ekim 2007)
Ekim 21, 2007 · Yorum Yapın
Boyle bir günde, böyle bir şeyler yazmak biraz zor geliyor aslında insana. Hani sakin olmak falan istemez bazen insan sinirlenmek, kendini tutmamak falan ister. Bugün 15 askerimiz daha şehit olmuş… Rakamlar gazetelerde farklı farklı 12,15,16 falan diyorlar. Hani önemsiz bir fark gibi görünse de o 15 ile 16 arasındaki bir askerin annesini düşününce… Konu şu ki, böyle bir günde bir tür ters motivasyonla, sınırötesi ile ilgili birşeyler yazmak istedim çünkü o televizyon bu televizyon dolanırken, gördüğüm birşey çok ama çok huzursuz etti beni… Yazının _ya da çiziktirdiğim şeyin, herneyse_ sonunda geleceğim bu konuya. Yoksa ben de, gidelim, bulalım, alalım, yıkalım falan demek istemez miyim?
→ yorum bırakKategoriler: Nolcak bu memleketin hali!!!
Etiketlendi: Harekat, Irak, Kuzey, Medya, Sınırötesi
Bu Kategorinin İlk Yazısı
Eylül 23, 2007 · 3 Yorum
Benim de blogum oldu namındaki ilk yazıda (okumamışsınızdır elbette) bahsettiğim hem ağlarım hem giderim modundayım. O yüzden sürekli “bunu niye yapıyorum ki” tadında birşeyler yazıyorum sanırım. Kitap tanıtırım diye düşünüp bu kategoriyi açtım ama öncelikle kim niye benden kitap tavsiyesi alsın… Beni tanımıyorsunuz bile… Yok bir gün durum beni şaşırtır da bunun bir anlamı olduğuna ikna olursam da bu çok kötü birşey, okurken hür olamayacağım mı artık? Anlatacakmış gibi okuyacak hatta seçeceksem kitabı, hiçbir anlamı kalmaz ki okumanın… Bilemedim. Bakacağız…
→ 3 YorumKategoriler: Kitap, defter, kalem vs.
Benim de blogum oldu =)
Eylül 22, 2007 · 2 Yorum
Blog yazmak bir tür teşhircilik gibi gelmişti hep bana. Pek de müsamaha göstermeyeceğim türden bir psikolojik altyapısı olduğunu düşünürdüm. Şimdi benim de blogum oldu. Sanırım önümde üç yol var; ya fikrimi değiştirip kendini affetmenin garip hazzını yaşayacağım, ya yazmaktan vazgeçip ilk fırsatta bu blogu kapatacağım ya da bu çelişkinin devam etmesine izin verip, hem ağlayıp hem de gideceğim. Karar verdiğimde detayını belki ( %66 nin %50 si = %33 ihtimalle ) yazarım burda…
Kim gelir de okur hiç bir fikrim yok ama olur da birgün birisi gelir yazdığım herhangi şeyi okursa ve ben bunu yorum, istatistik vs. bir yolla anlarsam, o gün hissettiğim şey yazmakla ilgili fikrimi belirleyecek sanırım. Bugüne kadar birşeyler karaladım canım sıkıldıkça, ama hep kimsenin okumayacağı varsayımı ile yaptım. Çoğunu da yazmam bittiğinde sildim ya da yırttım attım zaten.
Elhasıl, ilk okuyucuma söylüyorum, yazın hayatımı [ =) ] doğmadan öldürme şansı da var, büyük bir blog yazarı olma yolumu açma [ =P ] şansı da… Bakalım nolcak, hadi hayırlısı…
→ 2 YorumKategoriler: Bunu niye yazdım ki? · Geceyarisi yazıları
Etiketlendi: blog, blogging